BEYSAD Başkanı Murat Önay İle Röpörtaj

BEYSAD Başkanı Önay; ‘Dünyadaki mali kriz bizde üretim krizine dönüştü…’

Beyaz Eşya Yan Sanayi Derneği üyeleri ortak deklarasyon yayınladı…

BEYSAD Başkanı Murat Önay;

‘Bizi bankalarla karşı karşıya getirmeyen sorunlarımıza çözüm üretin…’

\"\"

BEYSAD Başkanı Murat Önay, “Ülkemizin kalkınmasında önemli rol üstlenen ve bu misyonu da özveri ve başarıyla yerine getiren Beyaz Eşya Yan Sanayicileri olarak, siyasi otoriteyi, gelişmiş ülkelerdeki önlem paketleri uygulamalarını örnek alarak bir an önce, gerekirse geçici karar ve yönetmeliklerle üretimi destekleyecek ciddi ve sonuç getirici tedbirler almaya çağırıyoruz. Bu tedbirlerin alınması için gecikilen her günün, telafi edilemeyecek zararlara yol açtığının, siyasi otorite tarafından da bir an önce görülmesini diliyoruz.”

Küresel kriz yüzünden pek çok firmanın kapanma noktasına geldiği beyaz eşya yan sanayi, hükümete ve bankalara seslerini duyurmak ve önlem alınmasını sağlamak için bir araya gelerek bir deklarasyon yayımladı. Bölgemizden de üyelerin bulunduğu Beyaz Eşya Yan Sanayicileri Derneği (BEYSAD) üyesi 110 firmanın katılımıyla düzenlenen toplantıya, krizden darbe yiyen otomotiv yan sanayicilerinin örgütü Taşıt Araçları Yan Sanayicileri Derneği (TAYSAD) Başkanı Ömer Burhanoğlu ve İstanbul Sanayi Odası Meclis Başkanı Hüsamettin Kavi de hazır bulundu.

08 ÇOK SANICILI GEÇTİ

2
007 yılında yüzde 6 büyüyerek 4.5 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşan beyaz eşya yan sanayi, küresel kriz yüzünden 2008 yılını çok sancılı geçirdi. 2009 yılından da ümidi kesen ve üretimde yüzde 15'lik düşüş bekleyen sanayici, sorunlarına çözüm bulmak için harekete geçti.

DERGİMİZE DEKLARASYONUNUN İÇERİĞİNİ AÇIKLADI

110 BEYSAD üyesi firma ile, yoğun katılımın gerçekleştiği toplantıda önce çıkan başlıkları Murat Önay dergimize açıkladı. Önay başlıkları şu şekilde kaydetti; “Dernek üyeleri olarak bizler, dünyada yaşanan mali krizin ülkemizde üretim krizi haline dönüşmesi nedeniyle, sanayimizin, dolayısıyla ülkemizin daha fazla zarar görmesini önlemek için, siyasi otoriteyi bizlerle işbirliği içinde doğru kararlar almaya ve bu kararları acilen uygulamaya çağırıyoruz. Beyaz Eşya Sektöründe Türkiye, son on yılda yaptığı atılımla üretimini %400 arttırmış ve Avrupa’da %22’lik pazar payıyla İtalya’dan sonra ikinci büyük üretici haline gelmiştir. Beyaz Eşya sektöründe yerli malzeme kullanım oranı %70’dir. Sektörün bu kadar hızlı büyümesinin altında yatan en önemli faktör, gelişmiş ve uluslararası standartlarda üretim yapan yan sanayi firmalarının, ana üreticilere sağladığı destek ve kaliteli üretim olmuştur.”

DİĞER BAŞLIKLAR

Önay’ın konuşmasındaki diğer önemli başlıklar ise şunlar:

1-BEYSAD çatısı altında 195 üye firma bulunmaktadır ki, bu da sektöre hizmet eden firmaların sayısal olarak %85’ini, cirosal olarak da %95’ini karşılamaktadır. 

2-Sektörün 2008 cirosu 8 milyar dolardır. 

3-Sektörün 2008 yılı ihracatı toplam 3,4 milyar dolardır. 

4-Özellikle son yıllarda düşük kur, pahalı enerji, ücretler üzerindeki vergi ve sosyal güvenlik yükleri, artan lojistik girdiler dolayısıyla maliyetlerinin yükselmesi, Yan Sanayileri krize rezervsiz sokmuştur. 

5-Sanayimiz bu sürece başta Ar-Ge olmak üzere yeni teknolojilere ve kapasiteye yaptığı yatırım yükü ile yakalanmıştır. Bu sıkıntılı süreç devam ederken dünyadaki mali krizin Türkiye uzantısında bankaların kredileri kısıtlamaları, vadesi gelmiş kredileri uzatmamaları veya cari kredileri kullandırmamaları ve ayrıca, teminat şartlarını ağırlaştırmaları, zaten çok az karla rekabet etmeye çalışan yan sanayi firmalarını çalışamaz duruma getirmiş ve bazı firmalarımız kapanma riskiyle karşı karşıya kalmışlardır. 

6-Dünya’da yaşanan krizle ilgili birçok seri tedbir paketleri devreye sokulurken, ülkemizde henüz reel sektörü rahatlatacak hiçbir ciddi tedbir alınmaması neticesinde, Türk sanayisi çok tehlikeli bir dönemece girmiştir.

7-Tamamı kayıtiçi olan sektörümüzde 120.000’in üzerinde istihdam sağlanmaktadır. Kriz nedeniyle vardiya iptalleri ve işten çıkarmalar, maalesef yaşanmaktadır. Tahminimiz, sektörümüzün etkilediği yan sanayi kolları ile birlikte toplam istihdam kaybı 6 ay gibi süreçte 40.000 kişiye ulaşabilir. Bu da devletin ücretler üzerinden aldığı vergi ve sigorta primlerini alamaması anlamına geldiği gibi, işsizlik yardımıyla da devlet, ek bir yükün altına girmektedir. Bu durum Sosyal Güvenlik Kurumlarını daha da içinden çıkılmaz hale getirecektir. Ayrıca, işsiz kalan insanların çaresizlik içinde kalmalarına yol açacağı hususu da gözardı edilmemelidir. Çalışmama durumunda faaliyetlerine devam edemeyecek olan firmaların yaratacağı, devletin toplam gelir kaybı ise, en az 1 milyar lira olacaktır.”

BEYAZ EŞYA SEKTÖRÜNÜN GELECEĞİ İÇİN YAPILMASI GEREKENLER

Ö
nay, Türkiye’de Beyaz Eşya sektörünün geleceği için yapılması gerekenleri de şu sözlerle anlattı; 

a-  Mevduat    garantisi başta olmak üzere bankaları rahatlatacak mevzuat değişikliklerinin bir an önce yapılıdır. 

b-  Şirketlerin devamlılığını sağlayabilmek için kredilendirmenin devlet bankalarının, exim bank ya da Merkez Bankası üstünden kolaylaştırılması, mevcut kredi borçlarının yeniden yapılandırılması, özel bankaların da buna yönlendirilmeleri; Kredi faizlerinin Avrupa ülkeleri seviyesine çekilmesi gerekiyor. 

c-Y asanın   hareketlenmesi için tüketici kredilerinde kolaylık sağlanması; KDV ve ÖTV indirimlerinin yapılması gerekiyor. Uzakdoğu’dan ithalatı yapılan dampingli ürünlerin önü kesilmeli, baz maliyet uygulamasına geçilmelidir.

d-İşten çıkarmaların asgaride olabilmesi için sigorta ve vergi yüklerinin ertelenmesi, esnek ve eksik çalışma imkanlarının sağlanması; buna MESS ve işçi sendikalarının da destek olması gerekir.

e-İşyerlerimizin üzerindeki vergi ve tüm sosyal güvenlik prim yükleri hafifletilsin, mevcut sigorta ve vergi borçlarına kolaylık sağlansın. 

f-Enerji  maliyetleri, rakip ülke fiyat seviyelerine indirilsin.

g-  Ülkemizin kalkınmasında önemli rol üstlenen ve bu misyonu da özveri ve başarıyla yerine getiren Beyaz Eşya Yan Sanayicileri olarak, siyasi otoriteyi, gelişmiş ülkelerdeki önlem paketleri uygulamalarını örnek alarak bir an önce, gerekirse geçici karar ve yönetmeliklerle üretimi destekleyecek ciddi ve sonuç getirici tedbirler almaya çağırıyoruz. Bu tedbirlerin alınması için gecikilen her günün, telafi edilemeyecek zararlara yol açtığının, siyasi otorite tarafından da bir an önce görülmesini diliyoruz.