ÇOSB, KALKINMA BAKANI CEVDET YILMAZ'I AĞIRLADI

Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi (ÇOSB) ve Stratejik Düşünce Enstitisü’nün ortaklaşa düzenlediği “Onuncu Beş Yıllık Kalkınma Planı Çerçevesinde Büyüyen Türkiye” konulu panele konuk oldu. Kalkınma Bakanı Yılmaz, “Türkiye artık değişimi yöneten bir ülke haline geldi. Hedefimiz en yüksek insani gelişmişliğe sahip ülkeler arasında ilk 50’ye girmektir” dedi.

ÇOSB konferans salonunda gerçekleşen panele geniş katılım yaşandı. Panele Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Tekirdağ Vali Yardımcısı Mustafa Yel, Çerkezköy Kaymakamı Metin Kubilay, Kapaklı Kaymakamı Mehmet Ali Gürbüz, Namık Kemal Üniversitesi Rekötürü Prof. Dr. Osman Şimşek, AK Parti Tekirdağ İl Başkanı Ahmet Akçay, AK Parti Çerkezköy İlçe Başkanı Abdullah Öğe, AK Parti Kapaklı İlçe Başkanı Salih Bezgin, Tekirdağ İl Emniyet Müdürü Halil Turan Erol, İl Jandarma Komutanı Jandarma Albay Hakan Saraç, Çerkezköy İlçe Emniyet Müdürü Murat Ogan, Çerkezköy İlçe Jandarma Komutanı Jandarma Binbaşı Rüştü Eryılmaz, Kapaklı İlçe Jandarma Komutanı Jandarma Yüzbaşı Fehat Kağanoğlu, İlçe Milli Eğitim Müdürü Hüseyin Erdoğan, ÇOSB Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Sarıoğlu, ÇOSB Başkan Vekili Gürdal Adal, ÇOSB Bölge Müdürü Mehmet Özdoğan, Çerkezköy Kent Konseyi Başkanı Serkan Karagöz ve çok sayıda davetli katıldı.

TEKİRDAĞ TÜRKİYE’NİN EN ÖNEMLİ SANAYİ KENTİDİR
Bakan Cevdet Yılmaz ve beraberindeki heyeti protokol kapısında ÇOSB Başkanı Ömer Sarıoğlu, ÇOSB Yönetim Kurulu üyeleri ve ÇOSB Bölge Müdürü Mehmet Özdoğan karşıladı. ÇOSB Bölge Müdürlüğü binasında yapılan toplantıda Başkan Sarıoğlu, ÇOSB hakkında Kalkınma Bakanı Yılmaz’a bilgi verdi. Sarıoğlu, “ÇOSB, Yaklaşık 300 fabrika ve 60 bin çalışanıyla Türkiye’nin en önemli sanayi bölgelerinden birisidir. İstihdam sağlama noktasında da en aktif sanayi bölgesidir. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Türkiye’deki 280 OSB içinden ÇOSB’yi örnek gösteriyor. Bölgenin 20 milyar dolar cirosu var. Herkes sanayi kenti olarak Bursa, Kayseri gibi kentleri bilir ama Tekirdağ 1700 sanayi işletmesi ile Türkiye’nin en önemli sanayi kentidir” dedi.

ÇOSB’NİN İHRACATI 1980 ÖNCESİ TOPLAM İHRACATTAN FAZLA
İlk olarak verdiği bilgilerden dolayı Sarıoğlu’na teşekkür eden Bakan Yılmaz, sıcak karşılama nedeniyle de ÇOSB yönetimine teşekkürlerini iletti. Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, panel öncesi yapılan toplantıda yaptığı konuşmada Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi’nin 1980 yılının Türkiyesi’nden daha fazla ihracat yaptığını ifade ederek, “1980 yılında ihracat 3 milyar dolardan daha azdı. Şu an Türkiye’nin ihracat seviyesi 160 milyar dolar ve 2023 sanayi hedefinde bu rakam 500 milyar dolar olacak” dedi.

Bakan Yılmaz, sanayinin güçlü olduğu ülkelerin ekonomik krizlere daha çok dayanıklı olduğunu söyledi. Yılmaz, “Küresel krizlerde üretim temeli güçlü ülkeler krizlerden güçlü kalkar. Bu ülkeler her esen rüzgardan etkilenmezler. Türkiye’nin geldiği bu noktayı düşününce sanayi sektörünün önemi çok daha iyi anlaşılıyor” dedi.

ÇOSB Bölge Müdürlüğü’nde yapılan bu görüşmenin ardından Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz ve ÇOSB Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Sarıoğlu ile birlikte tüm protokol, ÇOSB Konferans Salonu’nda  düzenlenen “Onuncu Beş Yıllık Kalkınma Planı Çerçevesinde Büyüyen Türkiye” konulu panele katıldı.

SARIOĞLU: GÜÇLÜ TÜRKİYE GÖRMEK İSTİYORUZ
Sarıoğlu “Onuncu  Beş Yıllık Kalkınma Planı Çerçevesinde Büyüyen Türkiye” konulu panelin açılışında yaptığı konuşmada, panelistler İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Dündar Murat Demiröz, THK Üniversitesi öğretim görevlisi ve SDE Ekonomi Koordinatörü Dr. Cemil Ertem ve Dr. Levent Yılmaz’a, panelin gerçekleştirilmesinde emekleri olan Stratejik Düşünce Enstitüsü yetkililerine teşekkür etti.

Başkan Sarıoğlu yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi, “Değerli bilim adamlarımızın gözüyle ekonomiyi anlamak adına bugünkü panelimizin çok önemli olduğuna inanıyorum.

Biz sanayiciler Türkiye’nin istikrar içinde sürdürebilir bir büyüme sağlamasını isteriz, onun için çalışırız. Türkiye’nin rekabet gücünü artıracak yeni yatırımlar, istihdamın artması ve kaliteli üretim bizi mutlu eder. Biz dünya sahnesinde hep güçlü bir Türkiye görmek isteriz. Güçlü Türkiye’nin tek ilacı üretmek, üretmek, üretmektir.” dedi.

ÖRNEK OLDUĞUMUZ İÇİN ÇOK MUTLUYUZ
Sarıoğlu, “Büyüyen ve gelişen Türkiye ekonomisi içinde yılda 20 milyar dolarlık cironun gerçekleştiği, 3 milyar dolarlık ihracatın yapıldığı ÇOSB ülkemizin yarınlarına umutla bakarak üretiyor. 242 fabrikanın üretim yaptığı, 60 bini aşkın çalışanın bulunduğu ÇOSB olarak ülkemizin 2023 hedeflerine ulaşması açısından nasıl daha çok üretiriz kaygısını taşıyarak hareket ediyoruz. Tekstil, kimya, plastik, metal, lastik, kauçuk, elektrik-elektronik, gıda ve sağlık sektörlerinde pek çok işletmenin olduğu ÇOSB’de uluslararası 30 firma üretim yapmaktadır. İlaç sektörü açısından mevcut ve yeni kurulan fabrikalarla birlikte bölgemiz yeni bir ivmeyi yakalamış durumdadır. 13 ilaç fabrikasıyla ÇOSB bu alanda bir kümelenme yaşamaktadır. Başta elektrik, doğalgaz ve su olmak üzere, atık su, yağmur suyu, telekomünikasyon, gibi pek çok alanda altyapısını tamamlamış örnek bir organize sanayi bölgesiyiz. ÇOSB yönetimi olarak katılımcılarımızın en kaliteli, en verimli ve en karlı üretimi gerçekleştirebilmeleri için üstümüze düşen görevleri yaptık. Hep birlikte ÇOSB’yi Türkiye’nin yüz akı, çevreci OSB’lerinden biri haline getirdik. Örnek, öncü ve doğa dostu OSB olarak başka OSB’lerin bizi rehber olarak görmesinden son derece mutluyuz” şeklinde konuştu.

UYGULAMAYA DÖNÜK PLANLAMAYI ÇOK ÖNEMSİYORUZ
Türkiye’nin gelişme potansiyeli çok yüksek bir ülke olduğunu belirten Sarıoğlu, “Ülkemizin hedeflenen gelişmişlik düzeyini yakalayabilmesi açısından uygulamaya dönük planlamaları ÇOSB olarak çok önemsediğimizi vurgulamak isterim. Küresel gelişmelerin ve eğilimlerin başta biz sanayicilerimiz olmak üzere tüm vatandaşlarımızı etkilediği bu ortamda yeni gelişme eksenlerinin tespiti büyük önem taşımaktadır. Başta inovasyon olmak üzere, enerji hammaddeleri fiyatlarının düşürülmesi ve dijital teknolojideki gelişmelerin sanayimize aktarılması artık hepimizi ilgilendiren ana konular haline geldi. Küresel ölçekte rekabet imkanımızı artıracak her bilimsel çalışmayı desteklediğimizin bilinmesini isteriz” diye konuştu.

BAKAN YILMAZ: TÜRKİYE’NİN ÜRETİM BÖLGESİ ÇOSB
ÇOSB Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Sarıoğlu’nun ardından kürsüye gelen Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, ÇOSB’nin Türkiye’nin üretim bölgesi olduğunu vurgulayarak, “Bu güzel ortamda olmaktan çok mutluyum ve teşekkür ediyorum. Türkiye’nin üretim anlamında önemli merkezlerinden biri olan ÇOSB’nin ne kadar kurumsal bir yapıya sahip olduğunu bu güzel konferans salonundan anlıyoruz. Bugün Türkiye’nin 10’ncu Beş Yıllık Kalkınma Planı çerçevesini ele alacağımız bir panel yapılacak. Panel öncesi Türkiye’nin şu anki konumunu sizlerle paylaşacağım” dedi.

DEĞİŞİME MARUZ KALMAYACAKSIN, YÖNETECEKSİN
Bakan Yılmaz, "Küreselleşme sürecinde belirsizliklerin arttığı ortamda planlama çok önemlidir. Geçmişte kalan, işte katılımcı olmayan, merkeziyetçi dar bir çerçeveye sıkışmış planlamayı elbette benimsememiz mümkün değil. Bugünün şartlarına uygun stratejik bir çerçeveye sahip herkesi kucaklayan hem merkezde hem yerelde katkılarla şekillenen ve insan odaklı bir planlama hepimizin arzu etmesi gereken bir süreç. Biz de bu anlayışla planlamalarımızı hazırlıyoruz. Türkiye’nin 12 yılda göstermiş olduğu istikrar ve büyüme istatistiksel rakamlarda yer alıyor. Önemli olan temel değişimdi ve Türkiye değişimi yönetebilen ülke haline geldi. 1994, 1999 ve 2001 ekonomik krizleri Türkiye için kayıp yıllardı fakat yeni bir siyasi istikrar bu kayıp yılları kazanca dönüştürdü. Belirsizliklerin arttığı bir ortamda planlamanın bir kat daha önem kazandığını vurgulamak istiyorum. Belirsizlik ne kadar azalırsa, öngörülebilirlik ne kadar artırılırsa yatırımların ömrü de o derce artar.  Türkiye zaman içinde bir değişim süreci yaşadı. Burada kritik bir ayrım var. Değişime maruz kalma ile değişimi yönetmek ayrı şeylerdir. İsteseniz de istemeseniz de dünya değişiyor. Bu da sizi bir takım değişikliklere zorluyor. Özellikle kriz yaşayan ülkelerin ister istemez değişim yaşadığını görüyoruz. Türkiye’de geçmişte bunlar yaşandı. IMF direktifleriyle yapılanlar buna örnektir. Bu değişime maruz kalıyorsunuz demektir. Değişimi yönetemiyorsunuz demektir. Oysa stratejiler geliştirip, uzun vadeli hedefler belirleyip, o hedeflere dönük değişiyorsanız, zorunlu olduğunuz için değişmiyorsunuz. Bu, değişimi yönetiyorsunuz demektir. Türkiye artık değişimi yöneten bir ülke haline geldi. Altyapısı olan bir ülke haline geldi" dedi.

İNSAN ODAKLI BÜYÜMEYİ AMAÇLADIK
2023 hedeflerinde her alanda büyüme kaydetmeyi planladıklarını ve bunu gerçekleştirmek istediklerini belirten Bakan Yılmaz şunları söyledi: “Kalkınma sadece ekonomik anlamda değildir. Ekonomiyi, demokrasiyi yeterince genişletip ilerletemezsek, hukuk alanında temel hak ve özgürlükleri en geniş anlamda yaşatamıyorsak ve hukuki süreçler iyi ilerlemiyorsa bunları tek tek gözden geçirmemiz gerekiyor. Türkiye'de, 2000 yılında günlük harcaması 4.3 doların altında olan nüfusun, mevcut nüfusun yüzde 30'undan fazla olduğu dönemler vardı. O dönemde 66 milyondu nüfusumuz. 20 milyondan fazla insanımız 4.3 doların altında harcamaya sahipti. Bugün en son ölçümlerimizde bu 4.3 doların altında günlük harcama yapan nüfusun, toplam nüfusa oranı yüzde 2'lere yaklaştı. 77 milyon nüfusumuz var dolayısıyla 1.5 milyona inmiş durumda. 10. Beş Yıllık Planı hazırlarken sadece ekonomik büyümeyi hedeflemedik. Nitelikli büyümeyi, kalkınmayı hedefleyerek, insan odaklı hazırladık. Burada da bireylerin, yörelerin değişik kesimlerin kalkınma sürecine katkı vermesini ve bundan bir şekilde faydalanmasına yönelik kanalları açtık.  Bu anlamda 10. Beş Yıllık Planı iki yıl boyunca çalışarak son derece katılımcı bir şekilde hazırladık.”

İNSANİ GELİŞMİŞLİKTE HEDEF İLK 50
Dünyadaki ülkelerin gelirlerine göre 4 gruba ayrıldığını söyleyen Bakan Yılmaz, "Düşük Gelirli, Alt-Orta Gelirli, Üst-Orta Gelirli ve Yüksek Gelirli ülkeler. Türkiye Üst-Orta Gelir grubunda. Türkiye 13 bin dolar sınırını aştığı anda Yüksek Gelirli ülkeler arasına girmiş olacak. Bu işin gelir kısmı. Diğer taraftan insani kalkınma diye bir endeks hesaplanıyor. Burada da 4 grup var. Düşük, Orta, Yüksek ve En Yüksek İnsani Gelişmişliğe Sahip Ülkeler. 187 ülke 4 gruba ayrılmış durumda. Türkiye şu anda 69’uncu sırada ve Yüksek İnsani Gelişmişliğe Sahip Ülkeler arasında yer alıyor. Hedefimiz ilk 50’ye girerek En Yüksek İnsani Gelişmişliğe Sahip Ülkeler arasına girmektir" dedi.

Bakan Yılmaz’ın konuşmasının ardından ÇOSB Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Sarıoğlu, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz’a bir tablo hediye etti. Sarıoğlu, plaket takdiminden önce yaptığı kısa açıklamada, “Bu program Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun plaket yasağından önce planlanmıştı” dedi.

DOÇ. DR. DEMİRÖZ VE DR. CEMİL ERTEM:
TEKİRDAĞ’DA SANAYİ ODASI OLMAMASI ŞAŞIRTICI

Bakan Yılmaz’ın konuşmasının ardından “Onuncu  Beş Yıllık Kalkınma Planı Çerçevesinde Büyüyen Türkiye” konulu panele geçildi. Dr. Levent Yılmaz’ın moderatörlüğünde yapılan panelde İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Dündar Murat Demiröz, ve THK Üniversitesi öğretim görevlisi ve SDE Ekonomi Koordinatörü Dr. Cemil Ertem birer sunum yaptılar.

- Tekirdağ’ın gelişmiş bir sanayi kenti olduğunu belirten Dr. Yılmaz, “Böyle büyük bir sanayi kentinde Sanayi Odası olmaması bir eksiklik” dedi. Dr. Yılmaz açıklamalarının ardından sözü İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Dündar Murat Demiröz’e verdi. Sözlerine Tekirdağ’ın Sanayi Odası’nı hak ettiğini belirterek başlayan Demiröz şunları söyledi: “Cumhuriyet dönemi Osmanlı’nın bir devamıdır. Osmanlı tarih öncesi bir dönem değildir. Kalkınma hamleleri Osmanlı döneminde başlamıştır. Cumhuriyet tarihinde Atatürk dönemi hızlı kalınma dönemidir. Atatürk’ün vefatı ve 1946 arası İkinci Dünya Savaşı dönemidir. 1950-1960 dönemi gelir ve refahın dağıtıldığı bir dönemdir. Taşra gelir ve refahtan bu dönemde önemli pay almıştır. Demirel dönemi yeniden hızlı kalkınma dönemidir. 12 Eylül sonrası Özal dönemi Türkiye’yi dünyaya entegre etti. Arada koalisyonlar dönemi yaşandı. AKP dönemi 2001 krizi sonrası ciddi bir restorasyon dönemi oldu. Bu dönemde gelir ve refah yeniden dağıtılmaya başlandı. Önümüzdeki dönemde yeni bir kalkınma hamlesinin başlamasını bekliyorum.”

TÜRKİYE ÖNEMLİ BİR ENERJİ DAĞITIM MERKEZİ OALACAK
- THK Üniversitesi öğretim görevlisi ve SDE Ekonomi Koordinatörü Dr. Cemil Ertem, kendisinin de Trakyalı olduğunu belirterek, “Ergene Havzası Koruma Eylem Planı’nı çok önemsiyorum. Tekirdağ Türkiye’nin önemli bir sanayi kenti. Tekirdağ’da Sanayi Odası’nın olmaması çok şaşırtıcı. Türkiye’nin ne kadar geliştiğini bu bölgeden anlayabiliriz” dedi. ‘Yatağını Bulan Nehir’ kitabında Erdoğan ekonomisini anlattığını belirten Dr. Ertem şu değerlendirmelerde bulundu: “Bundan 10 yıl önce bir kamyon şoförüne frene basmadan İstanbul’dan Gülek Boğazı’nı geçerek Adana’ya varırsın deseydik dayak yerdik. Ama bugün frene basmadan bu yolu alabiliyor. Türkiye’de 2008 yılı bir milattır. İlki 19. Standby bitti, Türkiye IMF ile yeni bir anlaşma yapmadı. Diğeri GAP Eylem Planı. Türkiye kamu ekonomisinde piyasacı yeni bir döneme giriyor. Petrolde piyasa ve fiyat belirlemede ABD ve Brent petrolü dediğimiz Akdeniz çanağı merkezi şu anda belirleyici. Yeni petrol hatlarıyla Ceyhan üçüncü önemli piyasa ve fiyat belirleme merkezi olacaktır. Yine doğalgaz boru hatları ve Rusya’nın yeni hamleleriyle Trakya’da Hamitabat dünyanın doğalgaz değerleme ve fiyatlandırma merkezi olmaya adaydır. Bu hatlara Türkmenistan doğalgazının da eklenerek Batı’ya ulaştırılması gerekiyor. Türkiye’nin önemli bir enerji dağıtım merkezi olmasını diliyorum” dedi.