ÖĞRENİLMESİ GEREKEN İLK DİL, TATLI DİLDİR

Çerkezköy OSB ve Ulkar Kimya tarafından, Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi Konferans Salonu’nda “Anlaşılmayı Beklemektense Anlatmayı Denemek” konulu seminer düzenlendi. ÇOSB’de yer alan sanayi kuruluşlarının yönetici ve çalışanlarına yönelik düzenlenen seminere konuşmacı olarak Kurumsal İletişim Danışmanı İsmet Topaloğlu katıldı.

Seminerin açılış konuşmasını yapan Ulkar Kimya Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Ulusoy, katılımlarından dolayı herkese teşekkür ederken, yapılan eğitimin de herkes için faydalı olmasını temenni etti.

Diksiyon ve ikna teknikleri eğitiminin amacının, akıcı ve anlaşılır konuşma becerinisini geliştirmek olduğunu belirten Kurumsal İletişim Danışmanı İsmet Topaloğlu, “Eğitim ile bireyin kendisini etkili bir biçimde ifade edebilmesini, topluluk önünde konuşurken heyecanını kontrol edebilmesini, tüm seslerin doğru ve güzel söylenebilmesini, bireyin sesini ve beden dilini etkili biçimde kullanabilmesini sağlamayı amaçlıyoruz” dedi.

“Dil insanın beyanıdır” diyen Topaloğlu, insanın öğrenmesi gereken en önemli dilin tatlı dil olduğunu belirtti. Harflerin ağızdan çıkış şekillerinin dünyanın her yerinde aynı olduğunu söyleyen İsmet Topaloğlu, “Bütün insanlar harfleri aynı şekilde ağızdan çıkarır. Fakat hangi harfin ağızdan nasıl çıktığını çoğu insan bilmez ve yanlış telaffuz eder. Dolayısı ile cümlelerdeki hataların asıl sebebi harflerin yanlış kullanılmasından ve yanlış telaffuz edilmesinden kaynaklanır. İnsanın yüreği ile kafası aynı yönde çalışırsa harfler ağız denen enstrümandan doğru bir şekilde çıkar” diye konuştu.

Bugüne kadar 60 bine yakın insana eğitim verdiğini ifade eden Topaloğlu, “Eğitimlerde gördüm ki insanımız anlatmaktan kaçınıyor fakat yine de anlaşılmak istiyor. Çünkü iyi bir konuşmacı olmadığı için sözü sürekli kesiliyor” dedi. Çoğu insanın günlük yaşamda herhangi bir konu hakkında konuşurken, sürekli kekelediğini, duraksadığını ve takıldığını, dolayısı ile sürekli sözünün kesildiğini belirten Topaloğlu, “Bizim insanımız küfrederken, bela okurken ve borç para isterken takılmaz ya da kekelemez, o an gönülden bu eylemleri gerçekleştirir. Bunu hayatımızın her alanında yaşamalıyız. Konuşacaklarımızı önce hayal etmeli, daha sonra da hayallerimizi anlatmalıyız” ifadelerini kullandı.

Gün içinde insanların uykudan sonra en çok zaman harcadığı eylemin konuşma olduğuna dikkat çeken Topaloğlu, “Evlilikler, boşanmalar, uzlaşmalar ve daha birçok eylem konuşarak yapılır. Burada önemli olan bir diğer unsur da dinleme terbiyesidir. Dinlemek, karşı tarafın anlattıklarına kafa sallamak değil, kendi fikirlerimizle desteklemek ya da eliştirmektir” dedi.

Evde iyi bir konuşmacı yetiştirmek isteyen ebeveynherin çocuklarına sık sık masal anlatması gerektiğini dile getiren İsmet Topaloğlu, dilin en etkili öğrenim şeklinin dinlemek olduğuna dikkat çekti. Reuters London tarafından yapılan bir çalışmada 250 bin kişinin konuşmasının kaydedilerek incelendiğini söyleyen Topaloğlu, bu çalışma ile iklimin, sosyal çevrenin, beşeri faktörlerin konuşma üzerindeki etkilerinin belirlendiğini ifade etti.

“Bir ülkeyi bozmak istiyorsanız önce dilini bozun” diyen Topaloğlu, insanların dillerine sahip çıkması gerektiğini söyleyerek, “Ülkemizin bozulmaması için, dilimizin bozulmaması gerekiyor. Dilimize sahip çıkarak, onu en doğru şekilde kullanmalıyız” dedi. Düzgün konuşmanın 3 önemli kuralı olduğunu söyleyen Topaloğlu, konuşurken Dudak, Nefes ve Diyaframın düzgün kullanılması gerektiğini belirtti.

Görgü kuralları ve ön yargıya da değinen Topaloğlu, ‘’Toplumun başlıca sorunlarından biri öngörü ve ön yargının karıştırılmasıdır. Ön yargı olumsuz pek çok şeye gebe olabilecekken, öngörü ise daha olumlu bir anlam taşımaktadır” dedi.